7 Aralık 2012 Cuma

RÜZGAR TAHMİNİ



1.  RÜZGÂRIN HAKİKİ YÖN VE SÜRATİNİ BULMAK
1.1.            Rüzgâr
Rüzgâr; hava kütlesinin yeryüzüne yatay hareketidir. Meydana geliş nedeni; atmosferin düzensiz olarak ısınması sonucu yeryüzünde meydana gelen basınç farklılıkları yani basınç gradyanıdır €
Isınan hava yükselerek bulunduğu yerde bir düşük basınç yaratır. Başka taraftaki yüksek basınçtaki hava bu oluşan alçak basınca doğru akar. Bu şekilde tabiattaki denge sağlanır. Havanın bu dengeyi sağlamak üzere yaptığı düşey harekete hava akımı, yeryüzüne yatay yaptığı harekete rüzgâr denir.

1.1.1.Rüzgârın Yönü
Rüzgârlar geldiği yöne göre isimlendirilir. Örnek olarak, pusulaya göre kuzeyden güneye doğru esen rüzgâra kuzey rüzgârı denir. Ancak yazılırken kısaltması kullanılır ve kısaltmasında da İngilizce isimlerinin baş harfleri kullanılır. Örnek kuzeyin İngilizce karşılığı “North” olduğundan yazılırken “N” harfi kullanılır. Ancak denizcilik lisanımızda dört ana ve dört ara yönlerden esen rüzgârlar yön isimlerinden farklı olarak isimlendirilmişlerdir. Kuzey (000) - yıldız, güney (180) - kıble, batı (270) - günbatısı, doğu (090) - gün doğusu, kuzey doğu (045) - poyraz, güney doğu (135) - keşişleme, güney batı (220) - lodos, kuzey batı (315) - karayel.€
Yön, coğrafik kuzey veya pusla yönlerine dayanarak saat yelkovanı istikametinde ölçülen derece cinsinden izah edilir. Rüzgâr, çevre etkilerinden dolayı cetvelle çizilmiş gibi sabit bir yönden esmez. Bu neden ile isimlendirilmesinde hassas dereceler değil 22,50 aralıklardaki yön isimleri kullanılır. Ancak daha küçük taksimatlar ile de “Kerte” olarak ta belirtilebilir. Her bir kerte 11,250 dir. Tam bir daire 32 kertedir. Buna rağmen rüzgârın bu kadar ince tespiti pratik ve doğru olmadığından yön tespitinde, kerte de yaygın bir kullanım ifadesi değildir. (Örnek: keşişleme 12 kerteden, lodos 20 kerteden, karayel 315 dereceden eser.€) Bunlar yönleri ve değerleri ile aşağıda gösterilmiştir.

1.1.2.Rüzgârın Şiddeti
Rüzgârın şiddeti birim zamanda aldığı yol yani süratidir. Şiddet (hız) birimi genelde saniyede metredir. Denizcilikte rüzgâr şiddet birimi olarak “Knot” kullanılır. Knot saatte deniz milidir ve denizcilikte şiddet Bofor Skalası ile ifade edilir. Bu skalaya göre tarifler ve karşılaştırma değerleri aşağıda verilmiştir.


1.1.3.Rüzgârın Ölçümü
Gemilerde rüzgâr istikametini ölçen aletlere rüzgâr oku (Jirüet, anemoskop),  şiddetini (hız) ölçen aletlere ise anemometre denir. denir. € Havaalanlarında gördüğümüz kesik koni şeklinde “yel çorabı” (Windsock) adı verilen aletlerde rüzgârın kabaca yönünü tespite yarayan aletlerdendir.

Bugün birçok anemometrede jiruet’le birleştirilerek hem şiddet hem de yön gösterir şekilde yapılmaktadır. Anemometrelerin sabit ve el tipleri vardır.€ Anemometreden alınan şiddet ve yön verilerini kayıt eden cihazlara de anemograf denir.
 Bugün gemilerde yaygın olarak sabit anemometreler kullanılmaktadır. Bunlarda iki ayrı ünite vardır. Birinci ünite geminin direği gibi yüksek bir yerde rüzgâr etkisi ile yönlenebilen rüzgâr okuna ve rüzgâr etkisi ile dönen rüzgâr gülüne sahip harici ünite, diğeri de dış ünitedeki rüzgâr okunun yönünü ve rüzgâr gülünün dönüş süratine göre rüzgâr süratini belirten dâhili ünitedir. Bu cihazlar bilgisayar destekli yapıldıklarından üzerinde üreticisine göre değişen farklı ölçeklere göre rüzgâr süratlerini, nispi ve hakiki rüzgâr yön ve süratlerini öğrenebildiğimiz, yüksek veya düşük rüzgâr şiddetine veya rüzgâr açısına göre ikaz alarmı koyabildiğimiz fonksiyonlar da bulunabilmektedir.


1.2.            Gerçek ve Nispi (Bağıl) Rüzgâr
Gemimiz hareket etmezken anemometreden ölçtüğümüz rüzgâr yön ve şiddeti hakikidir. Ancak gemi ilerliyorsa ölçülen değer nispi (Bağıl) olacaktır. Bir başka deyişle seyir sırasında “anemometre”den okuduğumuz rüzgâr yön ve şiddet değerleri gerçek değil nispidir. Geçek değer gemimizin hareket vektörü ile rüzgârın hareket vektörünün bileşkesidir. Örnek olarak gerçekte rüzgâr doğudan eserken biz kuzeye doğru gidiyorsak anemometreden rüzgârı kuzey doğudan esiyor olarak okuruz. Rüzgâr yokken biz kendi hareketimizi rüzgâr olarak algılar, anemometreden bizim gittiğimiz yönde bizim süratimizde bir rüzgâr okuruz. Bizim hareketimiz ile aynı yönde ve süratte bir rüzgâr varsa anemometreden rüzgârı “0” okuruz.€ Tabii ki biz hareket etmiyorsak ve rüzgâr yoksa yine jirüetten rüzgâr “0” okunur.
Anemometreden okunan nispi rüzgârın hakiki değerini bulmak için değişik yöntemler vardır. Kart, tablo, trigonometrik hesaplama, geometrik hesaplama gibi. Eğer kart, tablo gibi bir yardımcı yoksa harita üzerinde geometrik hesaplama kolay bir yöntemdir.

1.3.            Uygulama
Seyir halinde esen rüzgârın hakiki yön ve şiddetini bulmak için;
·         Haritanın pusula gülünün merkezinden geminin gittiği yöne bir doğru çizilir,
·         Haritanın enlem ölçeğinden pergel geminin sürati kadar açılır,
·         Geminin gittiği yöne çizilen doğru merkezden itibaren açılan pergel kadar işaretlenerek geminin hareket vektörü oluşturulur.
·         Pusula gülünün merkezinden anemometreden okunan rüzgârın estiği yöne bir çizgi çizilir.
·         Anemometreden okunan rüzgâr sürati kadar, pergel haritanın enlem cetvelinden açılır.
·         Nispi rüzgâr yönüne çizilen çizgi, pusula gülünün merkezinden pergel açıklığı kadar işaretlenerek nispi rüzgâr vektörü oluşturulur.
·         Nispi rüzgâr vektörünün başlangıç noktası gemi hareket vektörünün ucu ile birleştirilerek hakiki rüzgâr vektörü oluşturulur.
·         Hakiki rüzgâr vektörü üzerine yerleştirilen paralel cetvel pusula gülünün merkezine kaydırılarak hakiki rüzgâr yönü okunur.
·         Hakiki rüzgâr vektör uzunluğu kadar açılan pergel ile haritanın enlem cetvelinden rüzgâr sürati okunur.
·         Bulunan rüzgâr yön ve şiddeti bofor skalasına göre jurnale kaydedilir.
Burada vektör çizimleri için tam saat vektör yerine daha kısa süreli vektörler kullanılabilir.
2.  DÜZENLİ RÜZGÂR TAHMİNİ YAPMAK
2.1.            Atmosferik Sirkülâsyon
Güneşten alınan ısı enerjisinin dolaşım yolu ile yeryüzüne dağıtarak yeryüzündeki ısıyı dengeleyen bu hava hareketine atmosferik sirkülasyon denir.
Bilindiği üzere, Güneşten gelen enerjinin çoğu ekvator bölgesinde alınmakta, diğer yerlerde ise alınan enerji ekvatora uzaklığına göre azalmaktadır. En fazla enerji alan bölge, iki 30°uncu (Kuzey-Guney) enlemler arasında kalan kısımdır. Bu kısmın alanı, hemen hemen yeryüzünün yarısına eşittir. Bu iki enlem arasındaki kısmın aldığı fazla enerjinin çoğunluğu, atmosferik sirkülasyon ile diğer bölgelere ulaşır.
Dünyamızın ısı alışverişi genelde ekvatordan kutuplara doğru olmaktadır. Güneşin ısıttığı ekvator bölgesindeki hava ısınarak yükselir ve kutuplara doğru hareket eder. İlerledikçe enerjisini bırakır ve soğuyarak kutuplarda yere iner. Yerdeki soğuk hava buradan da ekvatora doğru akmaya başlar. Bu şekilde sirkülasyon tamamlanır. Kutuplar ile ekvator arasında meydana gelen atmosferik sirkülâsyona “Ana Sirkülasyon” denir.
Ancak bu ana sirkülasyon sadece Kuzey-Güney yönlerinde olmamakta  birçok farklı neden ile değişmekte ve kesilmektedir. Bunların nedenleri;
·         Enerjinin azalması ile soğuma (soğuyan bir kısım havanın kutba gitmeden alçalması)
·         Oşinoğrafik nedenler, (deniz akıntılarının farklı nedenler ile sadece ekvator ile kutuplar arasında olmaması)
·         Topografik nedenler, (dağ, tepe gibi engeller)
·         Sürtünme, (Yere temas eden hava ile yer yüzü arasındaki  sürtünme)
·         Basınç farklılıkları, (yeryüzündeki farklı nedenler ile oluşan farklı basınç alanları)
·         Dünyanın Dönüşü (rüzgârın yönü “corriolis kuvveti” tarafından saptırılır. Ancak “Ferrel kanunları”na göre rüzgâr sürati arttıkça bu sapma azalır.)
2.2.            Rüzgârların Sınıflandırılması
Rüzgârlar genel olarak rüzgârların düzenli ve düzensiz oluşlarına göre ve atmosferik sirkülasyona göre iki değişik şekilde tasnif edilir. Ancak biz anlatım sistematiği nedeni ile rüzgârları biraz farklı şekilde tasnif ederek anlattık.
2.2.1.Arz Rüzgârları
Dünyanın kendi ekseni etrafında dönüşü ve arzın muhtelif enlemlerde farklı ısınması dolayısıyla meydana gelen rüzgârlara arz rüzgârları denir. Bu rüzgârlar düzenli ve sürekli rüzgârlardır. Yeryüzünün belirli enlemlerde farklı ısınmasından dolayı ekvator, 300 ve 600 enlemleri ve kutuplarda da basınç kuşakları oluşmuştur. Ekvator ile 600 enlemi alçak, 300 enlemi ve kutuplar yüksek basınç kuşaklarıdır ve arz rüzgârları bu basınç kuşakları arasında oluşur.

Kuzey yarım kürede rüzgâr ve basınç bölgeleri


Kuzey yarım kürede rüzgârlar

·         Ekvator-300 enlemi arası
Bütün mevsimlerde ekvator bölgesi güneşten en fazla ısı alan mıntıkadır. Ekvator bölgesinin etrafında takriben 100 N – 100 S enlemleri arasında kalan şerit en fazla ısı toplayan bölge olup bu bölgeye “Doldurum” adı verilmektedir. Bu mıntıkada daimi surette ısınan hava genişleyerek yükselir. Burada bir alçak basınç alanı oluşturur. Doldurum mıntıkası genellikle sakin bir bölge olup yükselen hava yüksek irtifalarda kuzeye ve güneye yani daha soğuk bölgelere doğru harekete başlar.
Ekvator ile 100N arasında yükselen bu hava ana sirkülasyon gereği kuzey kutbuna, ekvator ile 100S arasında yükselen hava da güney kutbuna doğru hareket etmeye başlar. Ancak bu havanın bir kısmı ısısını kaybederek ağırlaşır ve 300 enleminde yeryüzüne iner. Ağırlaşarak yere inen bu hava kütleleri burada bir yüksek basınç kuşağı meydana getirirler.
300 enleminde ikiye ayrılan havanın bir kısmı tekrar doldurum bölgesine hareket eder. Bu hareket genel olarak “Alize”ler veya “Ticaret rüzgârları” diye tanımlanan, kuzey yarım kürede kuzey doğulu, güney yarım kürede ise güney doğulu rüzgârları meydana getirirler. Bu rüzgârların genel hareket yönü dik olarak ekvator olması yani kuzey yarımkürede yıldızdan, güney yarımkürede kıbleden olması gerekirken dünyanın dönüşünden kaynaklanan “corriolis kuvveti” tarafından saptırılır ve kuzey yarım kürede poyrazdan, güney yarım kürede ise keşişlemeden eser.
Nispeten soğuyarak 300 enleminde yere inen hava henüz çiğ noktasına (suyun yoğunlaşma ısısı) ulaşamadığından yağmur bırakmadan hareket eder ve tekrar yükselmeye başlar. Bu neden ile 30. enlemler ve civarında yağış pek gözükmez.
·         300-600 Enlemleri arası
30. Enlemde yüksek basınç oluşturan havanın bir kısmı ticaret rüzgârları ve alizeleri oluşturarak ekvatora geri dönerken bir kısmı da, yüzeyden kutuplara doğru kuzey yarım kürede güney batılı, güney yarım kürede kuzey batılı rüzgârları meydana getirerek yoluna devam eder. Burada da yine rüzgâr kuzey yarımkürede kıble, güney yarımkürede de yıldız olması gerekirken “corriolis kuvveti” tarafından saptırılarak, kuzey yarım kürede lodos, güney yarım kürede karayel olarak eser. (Ülkemiz kabaca 360-420 N – 260-430 E koordinatları arasında bulunmaktadır. İsveç 600 N enlemindedir.)
30. Enlemden itibaren denizin rutubetini alarak 60. enleme kadar hareket eden hava bir yandan da ısınarak yükselir. Isınarak yükselen hava 60. enlemde bir alçak basınç kuşağı oluşturur. Bu enlemde güneşten alınan enerji seviyesi düşük olduğundan buraya kadar yükselen hava yeterli ısı sağlayamaz ve hava sıcaklığı çiğ noktasının altına düştüğünden 60. enlem ve çevresinde fazla miktarda yağış görülür. 30 ile 60. enlemler arasındaki bölgeye orta bölge denir.
·         600-Kutuplar arası
60° enlemine yükselerek gelen hava üzerindeki nemi yağış olarak burada bıraktıktan sonra yükseklerden kutuplara kadar soğuyarak ilerler. Kutuplarda iyice soğuyarak yer yüzüne inen hava burada tekrar bir yüksek basınç alanı yaratır ve yüzeyden 60. enleme doğru tekrar geri döner. Havanın bu geri dönüşü nedeni ile kuzey yarım kürede kuzey doğulu, güney yarım kürede güney doğulu rüzgârlara sebep olur. Hava kütlesi içindeki rutubeti 600 enleminde bıraktığından bu bölgelerde hava kuraktır.
Ancak yeryüzünde meydana gelen ve Dünya’yı saran yüksek ve alçak basınç kuşakları sabit değildir. Mevsimlere göre ortalama 5 derece ekvatora veya kutuplara doğru kayabilir. Yine 30 ve 60. enlemlerdeki kuşaklar da aralıksız tam bir çember halinde değildir, ana sirkülasyonu etkileyen diğer etkenlerden dolayı yer yer parçalanmıştır.
2.2.2.Mevsim rüzgârları
Dünyanın güneş etrafındaki dönüş yörüngesinin eliptik olması ve güneşin bu eliptik şeklin tam ortasında olmaması, ayriyetten dünyanın dönüş ekseninin bu yörüngeye tam dik olmaması mevsimleri meydana getirmektedir. Dünya üzerindeki farklı yerler mevsimsel olarak farklı ısınmakta ve arz rüzgârlarından farklı rüzgârlar meydana getirmektedir. İşte, Dünyanın güneş etrafındaki dönüş yörüngesi ve dünyanın dönüş ekseninin bu yörüngeye göre yatıklığından kaynaklanan bu rüzgârlara “Mevsim rüzgârları” denir.
2.2.2.1.      Uzun süreli Mevsim Rüzgârları
Uzun süreli Mevsim rüzgârları basınç farklılığının büyük, yaygın ve sürekli olduğu, nispeten yer kürenin daha düzenli olduğu yerlerde görülür ve mevsim süresince eserler. Bu rüzgârların en bilineni Hint okyanusundan Himalaya’lara kadar okyanus ve Hindistan üzerinde esenidir ve adına Muson denir. Bu Arapça mevsim kelimesinden alınmıştır. Yazın denizden karaya doğru esen Muson, denizden yeteri kadar nem alır ve karada ilerlemeye başlar. Kara üzerinde ısınmaya başlayan hava Himalaya dağlarına tırmanırken süratle soğur. Çiğ noktasının altına düşen hava o bölgede kuvvetli oraj[1] ve yağışlara sebep olur. Buradaki yer kürenin düzgünlüğünden dolayı kış aylarında da ters yönde musonlar meydana gelse bile bunlar o kadar kuvvetli olmayıp yağışlar daha ziyade yaz musonlarında görülmektedir.
 Yaz ve kış Musonları

2.2.2.2.      Kısa Süreli Mevsim Rüzgârları

Mevsim rüzgârları, yer kürenin nispeten daha düzensiz ve basınç gradientinin daha düşük olduğu yerlerde, mevsim içinde kısa süreli eser. Bu süre birkaç gün ile birkaç hafta arasında değişir. Esme zamanları, süreleri ve şiddetleri genelde belirli olup, yerel rüzgârlar olarak ta bilinir. Bu tip rüzgârlardan bölgemizdeki en bilinenleri kuzeyli ve güneyli olarak aşağıda sıralanmıştır.€ Kuzeyli rüzgârlar soğuk, güneyli rüzgârlar sıcak eser.€


 2.2.3.İkinci Derecede Atmosferik Sirkülâsyon Rüzgârları
Bunlar genel olarak meltem adını verdiğimiz rüzgârlardır. Karalar denizlerden daha çabuk soğur ve ısınırlar. Gündüzleri karaların çabuk ısınması nedeni ile üzerindeki hava da ısıtır. Isınan bu havanın yerini daha soğuk olan deniz üzerindeki hava doldurur. Bu hava hareketinden “Deniz meltemi” (İmbat) oluşur.€ Geceleri ise bunun tersine olarak yüzeyde çabuk soğuyan karalardan halen sıcak olan deniz üzerinde doğru bir hava akımı husule gelir. Bu akımdan kaynaklanan rüzgârda “Kara meltemi”dir (Meltem).€ Deniz meltemlerinin en kuvvetli olduğu zamanlar öğleden sonralarıdır. €

Gece ve gündüz Meltemleri

2.2.4.Sinklonik Fırtınalar
2.2.4.1.      Basınç Merkezleri Arasındaki Cephe
Yüksek basınç merkezinde hava akımı yukarıdan aşağıya doğrudur. Yüksek basınç merkezinde aşağıya inen hava alçak basınç merkezine doğru akar. Hava kütlesinin yere paralel bu akışı rüzgârları doğurur. Ancak bu akış dikine bir doğru şeklinde olmaz, yüksek basınç merkezinden dönerek çıkar ve alçak basınç merkezine dönerek girer. Kuzey yarımkürede yüksek basınçtan saat yelkovanı yönünde dönerek çıkan hava, alçak basınç merkezine saat yelkovanının tersi yönde dönerek girer. Güney yarımkürede ise yüksek basınçtan saat yelkovanının tersi yönde dönerek çıkan hava alçak basınca saat yelkovanı istikametinde dönerek girir. Siklonik fırtınalarda, alçak basınç merkezlerine siklon, yüksek basınç merkezlerine antisiklon denir.
Havanın hareketini bir başka şekilde de belirtebiliriz. Kuzey yarım kürede yüksek basınç merkezi çevresindeki rüzgâr saat yelkovanı istikametinde dirisa eder. Örnek olarak N esiyorsa NE, E, SE şeklinde rüzgâr yönünde değişim olur. Alçak basınç merkezinde ise rüzgâr saat yelkovanının tersi istikametinde dirisa eder. Örnek olarak N esiyorsa, NW, W, SW şeklinde dirisa eder. € Güney yarım kürede ise bunun tersi olur. Alçak basınç merkezinde ise hava yükselerek yerini yüksek basınçtan gelen havaya bırakır. Bu durum basınçlar dengeleninceye kadar devam eder.

 2.2.4.2.      Siklonik Fırtınanın Meydana Gelişi
Siklon (Cyclone) süratli dönüş demektir. Meteorolojide siklon; bir alçak basınç merkezi etrafında geniş bir sahayı kaplayarak dönen rüzgâr demektir. Kutuplardan 100 enlemlerine kadar sarkan soğuk havanın ekvatordan gelen sıcak hava ile karşılaştığı yerlerde aralarındaki cephelerde oluşur. Bu cephenin her iki yanındaki rüzgârlar birbirine ters ve paraleldir. Her iki hava kütlesinin basınç farkının arttığı yerlerde geniş depresyonlar ve buna bağlı olarak girdaplar meydana gelmektedir. Bu girdaplar birer alçak basınç merkezleri oluşturarak siklonik fırtınaları yaratmaktadır.
 Siklonik fırtınaların meydana gelişi


Kuzey yarımküredeki bir siklonik fırtınanın uydudan görünümü
Bilinen diğer rüzgârları oluşturan sirkülasyonun dönüş ekseni genel doğu-batı yönünde ve Dünya dönüş eksenini kesmeyecek şekildeyken, siklonlarda dönüş ekseni, Dünya eksenine dik ve keser şekildedir.

Normal bir rüzgâr dairesi                        Bir siklonik fırtına dairesi
Kuzey yarım kürede siklonların dönüş yönü, saat 12 kuzey kutbunu gösterir durumdayken, saat yelkovanın dönüş istikametinin tersi, güney yarım kürede ise saat yelkovanının dönüş istikameti yönündedir.
Siklonik fırtınalar, merkezden 50 ile 300 nm yarı çapındaki bir alanda etkili olur. Rüzgârlar merkeze yaklaştıkça kuvvetlenir. Rüzgâr sürati merkeze yakın yerlerde saatte 85 knot’a kadar çıkar. (12 Bofor 64-71 kts) Rüzgârların sürati fırtınayı oluşturan alçak basınç ile aritmetik ters orantılıdır. Yani, fırtınayı oluşturan alçak basınç ne kadar düşükse, fırtınanın kuvveti o kadar büyüktür. Kuvvetli fırtınalarda bu alçak basınç 945 mb.’a kadar düşer. (sakin havada basınç 1013 mb.)
Siklonlar mevsimsel olarak denizlerde doğup yer yüzüne yakın şekilde genelde yine denizlerden genel kutup yönüne doğru ortalama saatte 10 deniz mili süratle ilerler. Karalar üzerindeki yüksek basınç siklonların karalara yönelmesini engeller ancak bazen karadaki yüksek  basıncın zayıf olduğu zamanlarda bu kuvvetli rüzgârlar karalar içerisine girer ve orada, bazen de tekrar denize inerek denizde sönümlenirler.


2.3.            Uygulama
Gemide düzenli rüzgârlar ile ilgili rüzgâr tahmini yapmak için;
·         Seyir öncesi hareket ve varış limanları ile genel gidiş yolu ve zamanı öğrenilir.
·         Gemideki düzenli rüzgâr çizelgeleri ve rüzgâr haritaları çıkartılır.
·         Seyir zamanı ve genel gidiş yolu düzenli rüzgâr çizelgeleri ile karşılaştırılır.
·         Seyir sırasında karşılaşılabilecek rüzgârlar için zaman, yön ve sürat tahminleri yapılır.
·         Yapılan düzenli rüzgâr tahminleri seyir planlamasında kullanılmak üzere görevli kişiye verilir.
Düzenli rüzgârlar ile ilgili yapılan tahminler daima meteoroloji raporları ile karşılaştırılır. Bu şekilde tahmin becerisi geliştirilir ve tahminlerin doğruluk oranı artırılır.
3.  DÜZENSİZ RÜZGÂR TAHMİNİ YAPMAK
3.1.            Rüzgârların Düzensizliği
Daha önce Dünya’mız üzerinde oluşan düzenli basınç alanlarından kaynaklanan düzenli rüzgârları gördük. Ancak çok daha küçük alanlarda oluşan ve çok daha yerel nedenler ile değişen rüzgârlar belirli bir tekrara, zamana veya yere bağlı kalmaksızın meydana gelir. Bunların denizciler tarafından ön görülerek tedbirlerinin alınması gerekir.
Oluşma zamanları, süreleri, şiddet ve yönleri düzensiz olan rüzgârlar genel olarak:
·         Yeryüzünün küçük alanlardaki farklı Güneş ışınlarını emme veya yansıtma özelliğinden kaynaklanan mevzi ısınmaların oluşturduğu basınç farklılığından kaynaklanır.
·         Şiddetleri ile yönleri topoğrafik nedenler ile değişiklik gösterir.
3.2.            Cephe Geçişlerinde Oluşan Rüzgârlar
Önceki öğrenme faaliyetinde gördüğümüz gibi cephe geçişleri kuvvetli rüzgârları oluşturmaktadır. Cephe geçişlerinde rüzgârlar aşağıdaki şekilde oluşur.
·         Yönlerinde keskin değişimler olur.
Hatırlanacağı gibi rüzgârların meydana gelmesine sebep basınç (gradiyent) farkı olduğundan, rüzgârlar yüksek basınçtan alçak basınca doğru ve izobarı[2] düşük açılarla kesecek şekilde eserler ve bu sebepten cephelerde rüzgâr istikametlerinde keskin değişiklikler gözükür.
Rüzgârın esiş şekli, güney ve kuzey yarım kürelerde birbirinin tersi yönde oluşur. Kuzey Yarım Küre’de gemi cepheye girmeden önce rüzgâr güneyden eser, cephe geçerken batılar, geçtikten sonra ise kuzey batıdan esmeye başlar.
·         Hızları artar
Cephe bir yere yaklaşırken rüzgârın hızı artar, geçiş sırasında çok kuvvetlenir ve geçtikten sonrada kesilir veya çok yavaşlar.
3.3.            Gemide Pratik Tahminler
İnsanoğlu gemileri yaparak suya indirdikleri andan itibaren daima havanın durumunu bilmek ihtiyacını duymuştur. Önceleri sadece birbirini takip eden hava olaylarının gözlemine dayanan tahminler daha sonra meteoroloji biliminin gelişmesi ile daha bilimsel hale gelmiş, aletli tahminler ile desteklenmiştir. Her ne kadar günümüzde tahminler tamamen bilimsel yöntemler ile yapılmaktaysa da gemilerde daha basit kısa süreli ve yerel tahminlere de ihtiyaç duyulmaktadır.  Bu neden ile denizcilerin yararlandığı basit tahminlere aşağıda yer verilmiştir.
3.3.1.             Aletsiz Tahminler
·         Havadan tahminler
o   Mevsimin olağan olan sıcaklığından fazla olan sıcaklarda bir fırtınanın veya yağmurla karışık şiddetli bir rüzgârın eseceği beklenmelidir.
o   Ufka yakın maddelerin gayet berrak görünüşü havadaki nemliliğin fazlalığına delalet eder.
o   Ufkun bir cihetinin koyu renkli bulutlarla kaplanmış bulunması o taraftan bir rüzgâr eseceğine delalet eder.
o   Yıldızların fazla parlayışı soğuk havaya delalet eder.
o   Havanın sıcakken birdenbire soğuması fırtına ve rüzgâra işarettir. Şayet soğuk hava ile beraber yağmur yağacak olursa havanın açacağına hükmedilir.
o   Yazın havanın soğukluğu şimşeklerle karışık yağmura delalet eder.
·         Güneşin gurubundan tahminler
o   Boz renkli açma güzel havaya,
o   Parlak sarı sema rüzgâra,
o   Hafif sarı sema rutubet ve yağmura,
o   Yağmurdan sonra sarı sema iyi havaya,
o   Kırmızı renk iyi hava fakat hafif rüzgâra,
o   Pembe ve fıstıki renk şiddetli yağmur ve fırtınaya,
o   Turuncu renk hafif rüzgâra,
o   Güneş etrafında kırmızı olarak gurubu rüzgâra delalet eder,
·         Sema ve denizden tahminler
o   Kuzey yarım kürede gök gürlemesi, kıble rüzgârının eseceğine,
o   Mavi Sema geceleyin hafif beyazlık güzel havaya,
o   Deniz renginin siyah veya yeşil görünmesi havanın sertleşeceğine,
o   Denizin ayna gibi parlaması fırtınaya,
o   Yağmurdan sonra kuzey rüzgârı iyi havaya,
o   Gece sis ve çiğ çok güzel havaya delalet eder.
·         Aydan tahminler,
o   Ayın fazla parlaklığı ve civarının kırmızı veya turuncu görünmesi fırtınaya,
o   Ayın hilal şeklinde iken kırmızı görünmesi şiddetli yağmura,
o   Ayın doğuşta kırmızı görünmesi sert rüzgâra,
o   Ayın donuk ve dumanlı görünmesi yağmura,
o   Ayın etrafındaki halenin iç çevresinin kırmızı veya mor renkli oluşu şiddetli fırtınaya,
o   Ayın etrafındaki halenin beyaz renkli olması iyi havaya,
·         Gök kuşağından tahminler:
o   Gök kuşağının görünmesi yağmura,
o   Çift gök kuşağı şiddetli yağmura,
o   Sabah gök kuşağı fena havaya,
o   Akşam gök kuşağı iyi havaya delalet eder.
3.3.2.             Aletli Tahminler
Gemilerde, yukarıda anlatılan genelde tecrübeye dayalı tahminlerden ziyade, aletli tahminlere ağırlık verilir. Bilindiği üzere gemilerimizde, basıncı ölçen barometremiz, ısıyı ölçen termometremiz, rüzgâr yön ve süratini veren anemometremiz ve havadaki Nispi nemi veren psikometremiz vardır.
Psikometremizden Nispi nem durumunu okuyarak, bunun yükselmesi halinde yaklaşan bir yağmuru tahmin edebiliriz. Aşağıda, kuzey yarımkürede, barometre, termometre ve anemometre ile yapabileceğimiz bazı pratik hava tahminleri belirtilmiştir. Bu tahminlerde, özel durumlar hariç olarak, güneyden gelen havanın sıcak ve alçak basınçlı, kuzeyden gelen havanın soğuk ve yüksek basınçlı olduğu ve cephenin rüzgâr getirdiği göz önüne alınmıştır.

3.4.            Uygulama
Gemide düzensiz rüzgâr tahmini yapabilmek için;
·         Gökyüzündeki bulutlanma ve ışıma durumları takip ve tespit edilir,
·         Termometre, anemometre ve barometre değerleri okunur,
·         Okunan termometre, anemometre ve barometre değerlerini jurnal kayıtları ile karşılaştırılır,
·         Tespit edilen değişimleri aletli ve aletsiz tahmin çizelgelerinden karşılaştırılır,
·         Cephe geliş değerlendirmesi yapılır,
·         Bulunan sonuçlara göre rüzgâr tahmini geliştirilir.



[1] Oraj; gök gürültülü yağmur.
[2] Meteoroloji haritalarında aynı basınç değerlerine sahip noktaların en yakındaki ile birbirini takip edecek şekilde birleştirilmesi şeklinde oluşturulan çizgi.

"Yazı, edinilen yeni bilgi, değişim ve yapılan yorumlar ile tekrar tekrar güncellenmektedir. Bu neden ile kopyalayıp almak yerine ihtiyacınız olduğunda tekrar açıp okumanızda yarar bulunmaktadır. Bu yazı her zaman burada olacaktır."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder